Kızıl Elma Nedir? Kızıl Elma Ülküsü

1.013 okunma

Eminim uzun zamandır sürekli duyduğunuz ikili kelime bu: Kızıl elma. Büyülü bir sözcük gibi duruyor değil mi?

Peki nedir, ne demektir, neyi işaret etmektedir Kızıl Elma?

En son Afrin’e giden bir mehmetçiğin muhabirin ‘İstikamet neresi?‘sorusuna ‘Kızıl elmaya!‘ diyerek verdiği cevabtan sonra yeniden akıllara geldi bu simge.

Kızıl elma kelimesinin eski Türkçe’de karşılığı ‘Almıla‘ ya da ‘Almula‘ kelimesidir. Bazı filologlara göre bu kelime Eski Türkçe’de elma anlamına gelen ‘alma‘ kelimesinden türemişken, diğerlerine göre; ‘al bayrak’ ifadesindeki gibi kırmızılığı ya da kızıllığı ifade eden al kelimesi ve ‘alma‘ kelimesinin farklı bir söylenişi olan ‘mula‘ ile terkibinden meydana gelmiştir.

Bu elma türünün Latince ismi Malus sieversii’dir. Güney Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Kuzey Afganistan ve Sincan’da Orta Asya dağlarına özgü bir elma çeşididir. Kısa süre önce evcilleştirilen elma çeşitlerinin (Malus domestica) tek atası olduğu gösterilmiştir.[1]

Türk kaynaklarında Viyana’nın “altın elma“, Kostantinopolis’in ise “kırmızı elma” olarak nitelendirilmesi dikkat çekicidir. Ayrıca Türk mitlerinde “kırmızı elmayı alacak inancın savaşçısı“ndan bahsedilmesi elmanın bir sembol olarak savaşla yakından ilgili olduğu görülmektedir. Bu sembol, kızılelmanın, güneşin batıya doğru hareketini ve Türk kabilelerinin savaş çığlığını anlatır.[2]

Kızıl Elma yıllarca Türklerin ordu millet anlayışının tezahürü olarak ortaya çıkmış, bir devlet düsturu haline gelmiştir.

Yüklenen mana, yaklaşılmaya çalışıldıkça uzaklaşan, uzaklaştıkça değeri artıp kutsallaşan bir hedeftir. Ütopya kavramından ayrı değerlendirilmesi gereken bu ibare; hep ilerlenmesi gereken, yaklaşıldıkça güncellenen bir hedeftir.

Türk devlet geleneğinde, değişik şekillerde tasvir edilmiş olup, bazen bir belde, bazen bir taht, bazen ise dünya hakimiyetini sembolize eden som altından yapılmış kızıl renki bir elma olarak resmedilmiştir.

Bu altın küre, kimi zaman kazanılması gereken bir zafer, kimi zaman fethedilmesi gereken bir toprak, kimi zaman ise kurulması gereken bir devlet anlamını taşır.

Kat edilmesi gereken yoldur bazen Kızıl Elma.

Kızıl elma kavramı Türk tarihinde iki aşamalı olarak incelenmesi gereken bir kavramdır. Çünkü fetih ruhuna İslamiyetle birlikte cihad nosyonu da eklenmiş, Kızıl elma ülküsü ayrı bir anlam yüklenmiştir.

İslamiyet öncesi ve sonrasında Türklerde Kızılelma Ülküsü

İslamiyet öncesi ‘Kızıl Elma Nedir?‘ sorusunun cevabı: ‘Güneşin doğduğu yerden batttığı topraklara kadar at sürüp savaşmak‘ iken, İslamiyet sonrası ‘Dünyaya nizam vermek ve İlay-ı Kelimetullah için savaşmak‘ şeklinde ifade edilmesi mümkündür.

İbrahim Sarı, Kızılelma kitabında kızılelma ile ilgili şu sözlere yer vermiştir:

Türkler, özellikle Oğuz Türkleri arasında cihan hâkimiyetinin sembolü olarak ifadesini bulmuş bir mefhum veya mefkuredir. Kızılelma, Türklerin yaşadıkları bölgeye göre batı yönünde ulaşılması gereken bazen bir belde, bazen de bir ülkedeki taht veya mabet üzerinde parıldayan veya cihan hâkimiyetini temsil eden som altından yapılmış kızıl renkli altın bir yuvarlak yahut top olarak tahayyül edilmektedir. Bu altın top bazen zaferin işareti, bazen hâkimiyetin sembolü, bazen de fethedilmek üzere hedef seçilen yerin sembolü olarak ifade olunmuştur. Türklerde çok eski inanç ve töreye dayanan Kızılelma, Türkistan sahasından Hazar Denizi’nin doğusundan gelen Oğuzların, Hazar kağanının ipek çadırının üzerinde hâkimiyetin ifadesi olarak bulunan altın top (Kızılelma’yı) ele geçirmeyi ülkü edinmişler.[3]

Konuyu şu şekilde izah etmekte fayda var diye düşünüyorum.

Fatih Sultan Mehmed Han’ın ilk kızılelması İstanbul’u fethetmek iken, fetihten sonra bu şehri devletin gözbebeği yapmaktı. Bunu başardıktan sonra başka bir kızılelma edindi kendine. Yaklaştıkça bir adım öteye koydu bu mefkuresini. Hep ulaşılmaza doğru götürdü, hep bir adım ileriye. Uzaklaştıkça kutsallığı artan bir mefkure…

Bugün hepimizin televizyonlardan izlediğimiz ve çoğumuzun gögsünü kabartan o iki kelime budur işte…

Kızıl Elma bugün Afrin’dir!

Afrin temizlendikten sonra bir adım ilerisidir. Belki Batıya nizam vermektir bir adım sonrası belki ihanetin üstüne bir adım daha gitmek, kimbilir…

Allah bu milletin Kızıl Elma erlerine güç kuvvet versin!

Ahmet Tahsin ERBİLEN


[1] http://maviboncuk.blogspot.com.tr/2010/01/kizil-elma-red-apple.html
[2] http://maviboncuk.blogspot.com.tr/2010/01/kizil-elma-red-apple.html
[3] Sarı, İbrahim. (2016). Kızılelma, Net Medya, İstanbul, 14.

1 Yorum var

  1. Peki neden elma ? Neden baska bir meyve degilde elma ? Türkler icin önemi olmali ince bir ayrinti olmali

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir