“Dünya beşten büyüktür” ve Birleşmiş Milletler

birleşmiş milletler

Dostlar hepinizin az çok aşina olduğu yada bir fikir sahibi olduğu bir konu üzerinde bilgi vermek istiyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hakkında  “Dünya beşten büyüktür” diyerek dikkatleri üzerine çektiği Birleşmiş Milletler, nasıl kuruldu, örgüt yapısı ve üzerine bir kaç kelam etmek istiyorum. Dünya üzerindeki meselelerin çözümünde bütün devletlerin başvurduğu karar merci olan en etkin kurum elbette Birleşmiş Milletler örgütüdür. Bu örgüt dünyada devletler arası ilişkilerde karar veren, devletler arası ilişkilere yön veren bir kurum konumundadır. Dünya ülkeleri anlaşmazlık yaşadıkları konular konusunda BM nezdinde çözüm arayışına girişirler. Devletler üstü bir üst karar merci konumundadır. Zira Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sonrası ülkeler arası pek çok sorun çıkmış ve böyle bir örgütün kurulması zorunlu hale gelmiştir. Gerek sınır problemleri yada siyasi sorunlar artmış ve çözüm yollarına gidilmiştir. Elbette ki çözüm arayışları gerekli karşılığı bulamayınca devletler savaş kartını ortaya koymuş ve savaş durumu yaşanmıştır. Yani devletler arası sorunları halletmek gerekli bir durum olmuş ve bunun için bir adım atılması kararlaştırılmıştır.

bm beş daimi üye
“BM’nin beş daimi üyesi, Fransa, Rusya, ABD, Çin ve İngiltere’den herhangi birinin veto ettiği karar uygulanamaz.”

İşte bu bahsettiğim iki savaş dönemi ve sonrası BM’nin kurulması için adımlar atılmış ve en sonunda bugünde hala varlığını devam ettiren bu teşkilat kurulmuştur. Bu kurumun nasıl kurulduğuna bakacak olursak en başta İkinci Dünya Savaşı yıllarına gitmemiz gerekir. Bu teşkilatın tabirini Amerikan Başkanı Franklin D. Roosevelt ortaya atmıştır. İlk resmi kullanımı ise 1 Ocak 1942 yılında Atlantik Bildirisi’ndedir. Birleşmiş Milletler 1943 yılında Moskova Tahran ve Kahire Konferanslarında  müttefiklerin toplantıları sırasında ortaya çıkmış olup Fransa, İngiltere, Rusya, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri‘nin temsilciliğiyle kurulmuştur. 25 Nisan 1945’te 50 ülkenin temsilcileri San Francisco Konferansında bir araya gelerek kurulması anlaşmasına karar verdiler. Anlaşma 24 Ekim 1945’te Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ve diğer devletlerin onayıyla yürürlüğe girdi ve BM kuruldu.

Birleşmiş Milletler’in ayrıca ana kurumları vardır. Nedir bu kurumlar?

  1. Genel Kurul
    Üye devletlerden oluşur. Her üyenin Genel Kuruldaki temsilcileri beş kişiden fazla olamaz.
  2. Güvenlik Konseyi
    Siyasal alanda bir yürütme organıdır. Konseyin beş daimi üyesinin veto hakkı bulunmaktadır.
  3. Ekonomik ve Sosyal Konsey
    Genel kurulca seçilen 54 üyeden oluşur. BM’nin ekonomik ve Sosyal çalışmalarını yürütür
  4. Uluslararası Adalet Divanı
    BM’nin yargı organıdır. Ülkeler istedikleri davayı bu kuruma götürürler. Merkezi Hollanda’nın LAHEY kentidir.
  5. Genel Sekreterlik
    Teşkilatın resmî dilleri Arapça, Çince, İngilizce, İspanyolca ve Rusça’dır. Ayrıca Genel Sekreterliği 1 Ocak 2007 tarihinden beri Güney Kore Cumhuriyeti’nden Ban Ki-Mun yapmaktadır.

Arkadaşlar beş devlet ABD, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin; bu kurumun daimi üyeleri olup veto hakkına sahip devletlerdir. Birleşmiş Milletler’de alınan kararlarda bu devletlerin çok önemli payları vardır. Bu devletlerden bir tanesi bile alınan kararı veto etsin o karar uygulanmaz. Benim asıl dikkat çekmek istediğim yer burasıdır. Görünüşte bütün devletlerin içinde bulunduğu bir teşkilattır. Lakin karar alma konusunda bu beş devletin onayı dışında karar çıkmamaktadır.

Örneğin; dünya devletleri için önemli bir uygulama yapılmak isteniyordur. Diyelim bu karar Çin’in işine gelmemektedir. Oysaki bütün devletler karar noktasında mutabıktır. İşte Çin kararı veto ederse o karar uygulanamamaktadır.

Bu durum kararların sadece bu beş devlet doğrultusunda alınması sakıncasını doğurmaktadır. O yüzden daha demokratik ve bütün devletleri kapsayıcı bir karar mekanizması ortaya çıkmalıdır. Teşkilatta her devlet yeterince temsil ve söz söyleme hakkına sahip olup kararlar bütün devletleri bağdaştırıcı olmalıdır. Sadece güçlü devletleri kapsayıcı kararlar alınmamalı ve insan değerleri ön planda tutulmalıdır. Çifte standart uygulamalara son verilip her devleti dikkate alan ve değer veren bir kurum mekanizması ortaya çıkmalıdır…

Mesut Buldu

1 Yorum var

  1. Bu Tür Cağdaş Tarih Konusu nu ele almanız gercekten guzel olmuş.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir