Medeni Kanuna Göre Evlenme Ehliyeti

682 okunma

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Özel Hukukun bir dalı olup Kişiler Hukuku, Aile Hukuku, Miras Hukuku ve Eşya Hukuku gibi temel alt kategorileri incelemektedir. Aile hukuku sosyal ilişkilerimizin hemen hemen her anında olup bugünkü yazımızın da temelini oluşturan evlenme ehliyeti nelerden oluşur, hukuki şartları nelerdir gibi sorulara cevap aramaktadır.

>> Evlenme Ehliyeti
>> Kesin Evlenme Engelleri
>> Kesin Olmayan Evlenme Engelleri
>> Evlenmenin Yokluğu

Evlenme Ehliyeti

*Ayırt Etme Gücü: Medeni Kanuna göre fiil ehliyetinin (Kişinin kendi istek ve iradesi ile lehine haklar; aleyhine borçlar yaratabilme kabiliyetidir.) şartlarından birisi olup ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemezler.

*Evlenme Yaşı: Olağan evlenme yaşı iki taraf için de 17 yaşın doldurulmasıdır. Hakim olağanüstü durumlarda ise (gebeliğin olması gibi) on altı yaşını doldurmuş erkek ya da kadının da evlenmesine izin verebilir. Görevli mahkeme ise 2003 yılından bu yana kişinin yerleşim yerindeki aile mahkemesidir.

*Küçük ve Kısıtlılar Hakkında Yasal Temsilcinin İzni: Küçük ya da kısıtlılar (madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı vs durumların fiil ehliyetini kısıtlaması) olağan evlenme yaşına eriştikleri takdirde yasal temsilcilerinin (vesayet makamının atadığı vasiler) izinleri olmasa bile hakimin bu konudaki oluru ile evlenebilirler. Ana ve babanın izninin birlikte verilmiş olması ve yazılı olması şartı aranır. Babanın karar üstünlüğü bulunmamakta olup velayetin ait olduğu eşin ya da evlat edinen kişinin de izni evlilik için yeterlidir. Medeni Kanuna göre sınırlı ehliyetsizler (ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlılar) de yasal temsilcilerinin izni olmadıkça evlenemezler.

Kesin Evlenme Engelleri

*Mevcut Evlilik: Evlenmek isteyen kimse önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispatla yükümlüdür. Medeni kanunun düzenlemiş olduğu bir diğer önemli husus gaiplik meselesi olup, gaiplik kararı verilen kişinin eşi evliliğinin feshi için ayrıca yerleşim yerindeki aile mahkemesine başvurarak evliliğinin hukuki olarak sonlandırılması talebinde bulunabilir. Gaiplik kararı verilen kişinin eşi, mahkeme tarafından evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.

*Yakın Hısımlık: Türk Medeni Kanununa (md.129) göre üstsoy ile altsoy arasında, kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenme yasağı vardır. Bir kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş dahi olsa eşlerden biri diğerinin altsoyu ile ya da üst soyu ile evlenemez, yasaktır. Evlat edinen ile evlatlık arasındaki ve bunlardan biri ile diğerinin altsoyu veya eşi arasındaki durum da medeni kanunun evlenmelerine kesin durumlardan sayılmıştır.

*Akıl Hastalığı: Türk Medeni Kanununun 133.maddesine göre akıl hastalığı bulunan kişiler, sağlık Kurulu Raporu ile evlenmesinde bir sakınca bulunmadığı ispatlanmadıkça evlenemezler.

Kesin Olmayan Evlenme Engelleri

*İddet Süresi(Bekleme Süresi): Evliliği ölüm, boşanma ya da butlan sebebi ile sona ermiş olan kadın; ölüm, butlan ya da boşanmadan itibaren üç yüz gün geçmedikçe evlenemezler. Kanun koyucu tarafından kadının gebe olma ihtimali gözetilmiş olup kadın doğurursa bu süre sona ereceği gibi, gebelik olduğu kesinse, gebelik olmadığı ispatlanırsa ya da eski eşi ile yeniden evlenmek istemesi halinde mahkeme yine bekleme süresini dikkate almaz.

*Bulaşıcı Hastalıklar: Medeni Kanuna göre akıl hastalığı dışında evlenmeye engel bir başka hastalık sayılmamış olsa da 1930 tarihli Umumi Hıfzısıhha Kanunu’na göre frengi, bel soğukluğu,yumuşak şankr ve cüzam gibi cinsel nitelikli hastalıklardan birine yakalanmış olan kişi tedavi edilip bulaşma riskinin kalmadığına dair sağlık kurulu raporu almadıkça evlenmelerine yasak getirilmiştir. Kanser, felç, aids gibi hastalıkların yanı sıra cinsel iktidarsızlık ya da kısırlık gibi durumlar da evlenmeye engel durumlar arasında sayılmamıştır.

Evlenmenin Yokluğu

Kimi durumlarda butlana gerek kalmaksızın evlilik hiç doğmamış sayılır. Bu evliliklerin hukuki yaptırımı ise “yokluk yaptırımı”dır. Evlenmenin resmi evlendirme memuru önünde yapılmamış olması, evlenmek isteyen kişilerin ayrı cinslerden kişiler olmaması ve evlenmek üzere bir araya gelen kişilerden birinin müspet iradesini beyan etmemesi durumunda bir evliliğin varlığından söz edilemez, evlilik hiç doğmamıştır.

Not: Evliliğin butlan ile sakatlanması evliliği tamamı ile ortadan kaldırmaz. Böyle bir evliliğin sona erebilmesi için bir mahkeme kararı gereklidir. Medeni Kanuna göre (md.145) mevcut evlilik, ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluk, yasak derecede hısımlık ve akıl hastalığı mutlak butlanı gerektirecek sebepler arasında sayılmış olup mutlak butlan davası Cumhuriyet Savcısı tarafından re’sen açılabileceği gibi ilgili kişiler tarafından da dava açılabilir. Davanın açılacağı mahkeme eşlerden birinin yerleşim yerindeki aile mahkemesi olup dava açma hakkı herhangi bir süreye tabii değildir, her zaman açılabilir.

Evlenmenin şekli şartlarına ise bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz: Medeni Kanuna Göre Evlenme Yaşı ve Şartları

Faydalı olması temennisiyle..

Emre KAYAALP

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir