Medeni Kanuna Göre Boşanma Sebepleri

medeni-kanuna-gore-bosanma-sebepleri

Önceki yazılarımızda nişanlanmayı ve evlenme müessesemizi işlemiştik. Evlenirken ölene kadar aynı yastığa baş koyma arzumuz vardır lakin bunu başaramazsak ne olacaktır? Bir avukata gideceğiz ve boşanma sebeblerimizi, bayan isek kocamızın bize şiddet uygulayıp uygulamadığını soracak ve bizim anlattaklıramıza göre dilekçesini hazırlayacaktır. İlk olarak boşanma dilekçesinin verileceği yer TMK M.168’e göre eşlerden birinin yrleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yerin aile mahkemesidir.

Gelelim boşanma sebeblerine;

– TMK m.161: Zina (TMK m.161’e göre eşlerden biri diğerini aldatırsa (zina ederse), aldatılan es boşanma davası açabilir.)

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini (zinayı) öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Şunu da unutmadan söyleyelim: Eşinizin sizi aldattığını öğrendikten sonra beraber yaşamaya devam ettiğiniz ve daha sonra boşanma davası açtınız diyelim. Eşiniz aldatıldığınızı öğrendikten sonra birlikte yaşadığınızı tanık beyanlarıyla veya başka türlü delillerle ispatlarsa onu affetmiş sayılırsınız ve davanız reddedilir.

Zinada, bunu ne zaman öğrendiğiniz ve devam edip etmediği önemlidir dava açma süresinde, aldatma devam ediyorsa 6 aylık süre yeniden başlar (yani aldatma tekrarlandıysa).

Eğer zinaya dayanarak boşanma davası açacaksanız affetme sayılıp dava hakkınızın düşmemesi için karı-koca olarak beraber yaşamayacak, mutlu aile ortamı tablosu çizmeyeceksiniz.

Yargıtay zinanın ibareleri yeterlidir boşanma için demektedir. Sinemedan el ele çıkmanız, Facebook’ta ya da başka sanal ortamda ”aşkım, canım” demeniz zina yaptığınızın kabülü için yeterlidir.

Kocanızın yada karınızın gece geç saatlerde birisiyle uzun uzun konuştuğunu , konuşurken ” aşkım,hayatım” dediğini yakaladınız ve bunu mahkemede kanıt olarak kullanmak istiyorsunuz. Ama üzgünüz telefon kayıtlarında içeriği değil, hangi saatte kimle görüştüğü gelir.

– TMK m.162: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kast edilmesi veya kendisine pek kötü davranılması yada ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak 6 ay ve her halde b u sebebin doğumunun üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.Affeden tarafın dava hakkı yoktur.)

Eşinizin sizi her gün dövüyor ve en sonunda bıçakladı. Yapmanız gereken en önemli şey hemen bir adli tıp raporu almaktır. Bu sizin mahkemede en önemli kanıtınız olacaktır. Ek olarak komşularınızı da tanık olarak gösterebilirsiniz. Yine zinada olduğu gibi beraber yaşamayacaksınız ki affetme sayılıp dava hakkınız düşmesin, 6 aylık ve 5 yıllık sürelerede uymanız gerekmektedir.

– TMK m.163: Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler ve haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeblerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.)

TMK m.161 ve m.162’den farklı olarak TMK m.163’e dayanan boşanma sebebinde 6 aylık ve 5 yıllık dava düşürücü süre yoktur. Boşanma davası her zaman açılabilir TMK m.163’te kıstas hayatın çekilmez olmasıdır.

boşanma sebepleri
Yargıtay zinanın ibareleri yeterlidir boşanma için demektedir. Sinemedan el ele çıkmanız, Facebook’ta ya da başka sanal ortamda ”aşkım, canım” demeniz zina yaptığınızın kabülü için yeterlidir.

TMK m.164 : Terk (Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebeb olmadan ortak konuda dönmediği takdirde ayrılık, en az 6 ay sürmüş ve bu durum devam etmekle ve istem üzerine hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebeb olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de tek etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerinde hakim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe 2 ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak boşanma davası açmak için belirli sürecin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtirdan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.‘).

Eşiniz sizi terk etti, 4 ay geçti ve dönmedi. Noterden ”eve dön çağrısı” yapmalısınız. Eve dön demeniz yeterli değil. “Bağımsız ev hazır, Anahtarı şurada, yaşanılacak bir ortam sağladım. Ulaşım bedelini de gönderiyorum.” demeniz gerekmektedir. Eve geliş ve eve girememe vs. ihtimallerine karşı geri dönüş bedelinide göndermelisiniz. Evin elektiriği, suyu bağlı değil ise terk eden eş bunu sulh hukukta tespit davasıyla tespit etirirse yaptığınız ihtar hiçbir sonuç doğurmaz.

İhtarınızı yaptınız 2 ay geçti ve eşiniz dönmedi. Artık terke dayanarak boşanma davasını açabilirsiniz.

– TMK m.165: Akıl hastalığı (Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olarak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.)

Bu boşanma sebebinde kıstas hayatın çekilmez olmasıdır. TMK m.166’ya göre (evlilik birliğinin sarsılması) dava açamazsınız çünkü TMK m.166′ ya göre davalının kusurlu olması gereklidir, akıl hastalarının davranışları iradi olmadığı için kusur atfedilemez ve kusur olmayıncada TMK m.166′ ya dayanılamaz.

– TMK m.166 : Evlilik birliğinin sarsılması (“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinde sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdakı fıkrada belirtilen hallerde , davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışşa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın maddi sonuçları ve çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarcada kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlanamayacağı hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeblerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar veriilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl gemesi halinde, her ne sebeble olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışşsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”)

TMK m.166 genel boşanma sebebi, diğer boşanma sebebleri de özel sebeblerdir. Boşanmada özel sebeblere girmek daha da zordur (ispat açısından). Dolayısıyla genel boşanma sebebi olan TMK m.166′ ya dayanılmasını tavsiye ederiz. TMK m.166′ ya dayanarak her türlü şikayetinizi anlatabilirsiniz (Ciddi şekil ve dava düşürücü süreleri olan terk ve zinayı bile).

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise …. ” olarak başlayan fıkrada da anlaşmalı boşanma anlatılmıştır.

Anlaşmalı boşanmada bir protokol hazırlanır. Bu protokolde ev eşyalarının kimde kalacağı, malların nasıl paylaştırılacağı, tarafların biribirinden tazminat istemi olup olmadığı, çocuk varsa velayetin kimde kalacağı, diğer esşin onu hangi günlerde göreceği,çocuk ve eş için nafaka isteniyorsa ne kadar olduğu vs. detaylıca ve açıkca yazılmalıdır. Bu protokol aile mahkemesi hqkimliğine verilir ve hakim eşleri çağırarak sorar taraflar protokolü onaylarsa boşanmaya hükmonulur. Anlaşmalı boşanmada biri vazgeçerse çekişmeli olur ve davacının esasına girilir (yani protokol geçersiz olmuş olur).

Taraflar bizzat hazır olmazsa dava reddedilir veya çekişmeliye döner (çekişmeli dediğimiz TMK m.161-166 maddelerine dayanan davadır). Önemli bir noktaya değinerek yazımı bitireyim değerli dostlar;

Protokolde “Tarafların birbirinden hiçbir alacağı kalmamıştır.” yazılmışsa, sonradan mal rejimi tasfiyesi davası açabilirsiniz.

Rukiye Köme
Hukukçu

 

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir