Narsistik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Bu yazı 74 kez okunmuştur.

Bu yazımızda kişilik bozukluğu nedir, hangi türleri vardır ve bunlar içerisinde narsistik kişilik bozukluğunun belirtileri ve hayata olan etkileri nelerdir bunlara değineceğiz. Kişilik bozukluğu; kişinin toplum tarafından belirlediği rollerin belirli bir kısmını yerine getirmeyerek, uyumsuzluk sergilemesine denilebilir. Kişilik bozukluğu kişilerin diğer insanlarla olan ilişkilerini olumsuz şekilde etkileyen bir rahatsızlıktır. Psikiyatrik bozuklukların tanı kitabı olan DSM-IV- TR’ de kişilik bozukluğu tanısının genel ölçütleri şu şekildedir;

Kişinin sürekli davranış örüntüsü yaygın ve katı, ayrıca kalıcı ve uzun süreli olmalıdır. Aynı zamanda ya klinik açıdan kayda değer rahatsızlığa ya da işlev bozukluğuna yol açmalı ve şu alanlardan en az iki tanesinde kendini göstermelidir: biliş, duyuş, kişiler arası işleyiş, itki denetimi.” (Butcher ve ark.,2013, s.633).

Kişilik bozukluğu kişinin sadece kendisini ilgilendiren bir rahatsızlık değildir. Çevresindeki insanları da çok yakından etkilemektedir. Özellikle kişilik bozukluğu yaşayan insanların davranışları diğer insanlar tarafından tutarsız, çoğu zaman kabul edilemez ve kafa karıştırıcı bulunabilir. Kişilik bozukluğunun nedeni daha komplike ve derinde yatmaktadır. Depresyon ya da travma sonrası stres bozukluğunun nedenleri kadar yakın zamana ve ani olaylara dayandırılamaz. Kişilik bozukluğu yaşanan ani travmatik bir olayla ortaya çıkmaz ama kişinin bozukluğa bir yatkınlığı söz konusuysa bu yaşadığı ani olay bu bozukluğun ortaya çıkmasını hızlandırabilir. Kişilik bozukluğunun nedeni daha çok şu şekilde açıklanabilir;

Bu davranışlar büyük oranda katı ve çarpık kişilik ve davranış örüntülerinin sürekli olarak uyumsuz dünyayı algılama, dünya üzerine düşünme ve dünya ile ilişki kurma biçimlerine dönüşmesinden kaynaklanır. Birçok vakada yaşamın ilk dönemlerindeki büyük stres yaratıcı deneyimler, bu katı ve çarpık kişilik örüntülerinin gelişmesine zemin hazırlar.” (Butcher ve ark.,2013,s. 634).

Kişilik bozuklukları üç ayrı küme şeklinde ele alınır. Bunlar; A kümesi: paranoid, şizoid ve şizotip kişilik bozuklukları, B kümesi: histriyonik, narsistik, antisosyal ve sınırda kişilik bozuklukları, C kümesi: kaçınmacı, bağımlı ve obsesif-kompülsif kişilik bozuklukları. Bunların içerisinden narsistik kişilik bozukluğunu ele alarak devam edeceğiz.

Narsistik kişilik bozukluğu son zamanlarda epey konuşulan bir konu haline geldi. Özellikle sosyal medyada karşılaştığımız bazı video ve yazılar bu konu ile ilgili insanlara doğruluğu ve kaynağı belli olmayan birçok bilgi sunuyor.

İlk olarak narsistik kişilik bozukluğunun taşıdığı özelliklerden bahsedecek olursak; bu kişilerin gerçekçi olmayan abartılmış bir benlik algıları vardır ayrıca diğer insanların duygularına karşı empati kuramama ve sürekli takdir edilme endişesi içerisinde olmaları belirli özelliklerindendir. Bu bozukluğu taşıyan bireyler kendilerini en iyi ve en muhteşem olarak görürler. Diğer insanları küçümserken kendilerini göklere çıkarırlar.

Bu bozukluğu taşıyan bireyler kendilerini en iyi ve en muhteşem olarak görürler. Diğer insanları küçümserken kendilerini göklere çıkarırlar.

Aslında narsistik kişilik bozukluğu bulunan bireylerin görünen yüzü böyledir ama bir de görünmeyen bir yüzeyleri vardır. Derinde yatan çok kırılgan ve hassas bir yapıları vardır. Kendilerinden emin ve özgüvenli dursalar da aslında içlerinde tutarsız bir benlik değeri taşırlar. Narsistik kişilik bozukluğunun bir diğer özelliği de başkalarının benimsediği görüşleri benimsemek istememeleridir. Bir olayın sadece kendi algıladıkları şeklinde meydana geldiğini düşünürler ve düşüncelerini değiştirmeye yanaşmazlar. Eleştirilmek ve reddedilmek onlar için çok rahatsız edici bir durumdur. Reddeden ya da eleştiren kişiye karşı düşmanca duygular benimseme eğilimindedirler. Diğer insanların sorunları, düşünceleri ve duyguları narsistik kişilik bozukluğu olan bireyi fazla meşgul etmez.

Narsistik kişilik bozukluğu kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülen bir rahatsızlıktır. Bu bozukluğun ortaya çıkmasında birçok faktör etkili olabilmektedir. Birçok psikolog ve psikiyatrist narsistik kişilik bozukluğunun çocukluk yaşamında ebeveynin çocuğa olan tutumuyla ilişkili olduğunu düşünmektedir.

Ebeveynler çocuk yetiştirirken gerçekçi olmayan bir algıya sahipse, çocuğu her fırsatta şımartıp her istediğini çaba göstermeden veriyorsa, gerçekçi olmayan bir değer biçiyorsa çocuk ilerde narsist bir birey haline gelebiliyor. Fakat tam tersi bir durumda da narsistik bir bireyin ortaya çıkması mümkün olabilir. Yani ebeveyn yine gerçekçi olmayan bir algıyla çocuğunu sürekli aşağılarsa, eleştirirse, ihmal ederse ve empati yoksunu davranışlar sergilerse çocuk ilerde narsistik bir kişilik geliştirebilir. Bu iki farklı davranış biçiminin farklı farklı sonuçları olabiliyor. Yani çocuğun kişilik bozukluğuna yatkınlığı, genetik faktörler, psiko-sosyal destek gibi birçok faktör bu bozukluğun ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Narsistik kişilik bozukluğunun tedavisi mümkündür. Kişilik bozukluğunun tedavisi mümkün değildir şeklinde olan algılar yanlıştır. Kişilik bozukluğu tedavisi diğer psikiyatrik bozukluklara göre daha zorlayıcı olsa da tedavi edilebilir bozukluklardandır. Tedavi aşamasında yukarda bahsedilen birçok faktörün incelenmesi gerekir.

İlaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte sistematik bir şekilde uygulanması bireyin daha sağlıklı bir psikolojiye sahip olmasını sağlayacaktır. Bireyin rahatsızlığına dair farkındalığı her zaman olmayabilir. Farkındalığı olmayan bireyin tedavisi biraz daha zorlayıcı olmaktadır. Ama farkındalığı olan biri için tedavi çok daha hızlı ilerleyebilir. Kişilik bozukluğuna sahip birinin kendi rahatsızlığını kabul etmesi ve tedavi olmak istemesi her zaman mümkün olan bir senaryo değildir. Fakat yüksek farkındalığa sahip kişiler hayatlarında birçok şeyin ters gittiğini, sosyal ilişkilerinin verimli olmadığını ve diğer insanların duygularını anlamakta zorlandıklarını fark ettikçe tedavi olma istekleri artacak ve bir uzmanla görüşmek isteyeceklerdir.

Şimdilik bu konu hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Başka bir yazıda görüşmek üzere…

Şeyma YILMAZ


Kaynakça

Butcher, J.N., Mineka, S., Hooley, J.M. (2013). Anormal Psikoloji. (O. Gündüz, Çev.). İstanbul: Kaknüs Yayınları. (Orjinal Çalışma Basım Tarihi 2011).

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir