Ulus ve Millet Kavramlarının Analizi

457 okunma

Günlük hayatımızda kavramların yanlış yahut yersiz kullanılmasıyla ortaya birçok huzursuzluk çıkabileceğine hepimiz şahit olmuşuzdur. Lakin sık kullandığımız ve anlamını bildiğimizden emin olduğumuz kelimelerin de altında bazı ayrımlar ve sırlar yatıyor olabilir.

Örneğin; ulus ve millet kavramları… Yazımızda bu iki kavramı inceleyeceğiz.

>> Ulus ve Millet Kelimelerinin Tanımı
>> İslamiyet Sonrası Millet Kavramı
>> Türkler Ulus mu Millet mi?
>> Türk Dil Kurumu’na Göre Ulus ve Millet

Ulus ve Millet Kelimelerinin Tanımı

Kısaca tanımlarını yapmak gerekirse; belirli bir toprak parçasında ve bir devlete mensup şekilde yaşayan topluluğa ulus; ortak bir tarihe ve kültüre sahip topluluğa ise millet denir lakin bu sosyolojideki tanımlardır.

Günlük hayatta ve tarihi süreçte bu durum oldukça girift bir hal alır. Hele ki işin içine halk ve milliyet kavramları da girdiği takdirde çıkar yol bulmak imkânsızlaşır. Bu çıkmaz ise tamamen Türkçe’nin yaşayan ve birikime sahip bir dil olması ile alakalıdır. Canlı dillerde bu sıkıntı sık görülür ve ne mutlu ki kendi haline bırakılır.

“Nation” kavramı ile aynı anlamda kullanılmasına rağmen pek de bu kavramı karşılamayan ulus kelimesinin tarihçesi oldukça eskidir. Kelimenin Moğolca olduğu ileri sürülür, nitekim Bilge Kağan 732 yılında diktirdiği Köl Tigin kitabesinin Kuzey yüzünün 12. Satırındabukarak ulus bodun” tabirine yer verir. Türkiye Türkçesi’nde “Buhara ülkesinin halkı” anlamına gelen bu cümlede ulus kelimesinin hem tarihçesinden hem de toprağa bağlı bir kavram olmasından emin olmaktayız.

Tabii, bu İslamiyet öncesi için…

İslamiyet Sonrası Millet Kavramı

Her konuda olduğu gibi İslamiyet’in Türk hayatına temas etmesiyle bu kavramlarda da bazı sıkıntılar meydana gelmiştir. Millet kavramı; İslamiyet işin dışında tutulduğunda, aynı tarih ve aynı kültüre sahip insanlar demek olsa da İslamiyet’le beraber “aynı dine mensup topluluk” anlamında kullanılmaya başlanmış olması ilginç bir durumdur. Bu durum olasıdır ki; İslamiyet’in kültür olarak kabul edilip günlük hayata ve günlük dile sirayet etmesiyle doğru orantılıdır. Türk kültüründen ziyade İslamiyet kültürünü kendisine yakın bulan ve onu benimseyen Osmanlı Devleti de Müslümanları milleti; vatandaşlarını ise tebası olarak kabul etmiştir. İlber Ortaylı’nın bir konuşmasında Ermenilerin kendi içlerinde dini cemaatlerine göre 3’e ayrılıp, 3 ayrı millet olarak ele alındığını söylediğini hatırlıyorum.

Lakin devranın dönmesi, anlayışların değişmesi ile bu iki kavram ayrılamayacak kadar eşleşmiştir. İkisinin anlamları bir araya getirilmiş ve tek kavram olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Boşnakça eski bir ilmihalden:
-Ne zamandan beri Türksün?
-Kalu Bela’dan beri.

Türkler Ulus mu Millet mi?

Peki, Türkler ulus mudur millet mi? Türkler kelimesinin asıl anlattığı şahsımca, ulusal bir kimlik olması gerekir. Ulus çağrısı Türkler kelimesi için en uygun çağrı olacaktır lakin günümüz algısı göz önünde bulundurulursa millet değildir, demek de büyük bir hata teşkil eder. Batılı yazarların, Türkleri çoğu zaman millet olarak tanımladığı bilinir ki bu da yazının tamamında değindiğimiz gibi algı ile alakalı bir durum olması olasıdır. Osmanlı Devleti’nin -bilhassa yükselme devrinde- Avrupa için, Türk Müslüman demekti; Müslüman ise Türk. Bu algının şu an Batı’da hala devam ettiği söyleniyorsa da en azından o dönemde Türk ve Müslüman arasında bir fark olmadığından millet olarak adlandırılmış olmaları garip olmasa gerek. Lakin biz “Türkler millet değildir, diyemeyiz.” derken dini durumdan değil, toplumumuzun şu anki algısından yola çıktık.

Günümüzde bu konu üzerine konuşulanlar göz önünde bulundurulursa bu kavramları rahat bırakmayacağımız aşikâr. Bu iki kelimenin ayrımı sosyologlar tarafından tekrar yapılmaya başlandı. Anlayacağınız millet önce milletti, ulus da ulus. Sonra millet ulus oldu ulus da millet. Şimdi tekrar başa dönülmek isteniyor ki zannımda bu durum pek mümkün değil; en azından kısa vadede. Şu kesin ki; bir kavram kolay oluşmaz; bir kavramın başka bir kavram ile birleşmesi asırlar sürer; tekrar ayırmak mı? Kaç nesil geçtikten sonra bu kavramlar doğru kullanılabilecek, ben tahminde bulunmak istemiyorum.

Türk Dil Kurumu’na Göre Ulus ve Millet

TDK “Millet” kavramını açıkladıktan sonra eş anlamlısı olarak “Ulus” kavramını veriyor. Doğru da bir iş yapıyor. Japonca’da “Kriz” ve “Fırsat” anlamlarını karşılayan tek bir kelimenin kullanıldığını duymuştum. Çünkü bir topluluk; kavrama hangi anlamı yüklemiş ve kabul etmişse, anlam O’dur. Filologların, Türkologların ne dedikleri topluluk için önem arz etmez. Yüzyıllar önce bambaşka anlamlar taşıyan bu iki kavramın da bugün aynı anlama gelmesi, asırlardır yaşayan bir topluluğun asırlardır değişmeyen ve hala canlı olan dili ile alakalıdır. Şahsımca ulus ve millet kavramları bugün aynıdır ve Türkiye Türkçesi için böyle bir ayrım yoluna gitmek manasız olacaktır.

Ahmet Tahsin ERBİLEN

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir