Bilimin Geldiği Nokta

Bu yazı 14 kez okunmuştur.

Tarihte insanlığa yön veren, büyük akımların başlamasına vesilen yegâne unsur kuşkusuz bilim ve ilim olmuştur. Bilim çağı diye günümüzü adlandırmak doğru olmaz. Çünkü her çağ kendi içinde farklı bilimsel olaylara şahitlik etmiştir. Ancak günümüz bilim çağı tarihin elbette ki en üst noktasını yaşamaktadır. 500 Yıl sonra günümüz bilimi belki çağ dışı, ilkel olarak nitelendirilecek ama an itibarıyla gelecek için en önemli ışığı insanlığa tuttuğu malumdur.

Canlılar kopyalanmakta ve genetikleriyle oynanarak değiştirilebilmektedir. Daha önce adı ve özelliği duyulmamış yeni canlılar günümüz bilimi sayesinde keşfedilebiliyor. Bu canlılar ezelden beri vardı da insanlık mı keşfedememişti, yoksa günümüz coğrafyasında sonradan mı bir şekilde gelişim ve oluşum gösterdi, bunun araştırmaları halen sürmektedir.

Koyun-İnsanlar

Günümüz bilimi, bilim adamlarına öyle güçler ve yetiler kazandırdı ki, artık koyun ve insan melezi canlılar oluşturabildi. Koyun ve insan melezi embriyoları üretildi ve %99 koyun olsa da insani özelliklere de sahip bir canlı üretilebildi. Öncelerde de domuz-insan melezi yapılmıştı. Tek sorun ise, embriyo hücrelerinde insana ait olanlar bir müddet sonra insani şekillenme yaşamadan yok olmaktadır. İlerleyen dönemlerde bunun da çözülmesi düşünülüyor. Bu melezlere, kökeni Yunanca olan “Kimera” denilmektedir. Anlam olarak bir bedende farklı canlılardan uzuv ve özellikler barındıran yaratık demektir.

Yaraların İz Bırakılmadan İyileştirilmesi

Cerrahi müdahale veya sakatlık olsun yahut tıraş sonrası kesik olsun fark etmeksizin tüm bu ve daha vuruk sonucu oluşan yaralar artık iz bırakılmadan iyileştirilebilmektedir. Eskiden oluşan yara izlerini gidermek için henüz bilim çözüm sunamamış olsa da yeni yaraları yara dokusu olmadan yenilenmiş deri şeklinde iyileştirmenin yolu bulundu. Yöntem, yaranın iyileşmesinin yönlendirilebilmesidir. Bu şekilde iz oluşmadan yaralar iyileştirilebilmektedir. Evvela kıl kökleri yenileniyor, derideki yağ da köklerden gelen sinyallere yanıt verecek şekilde yenileniyor. Yaralarda iz kalmasının nedeni oluşan yara dokusunun yağ hücresi ve kıl kökü barındırmadığı tespit edilmiş, bu sorun giderilerek, başarı elde edilmiştir.

Fazla Organlardan Kurtulma

DNA çözümleme, ilk evrensel grip aşısı üretebilme, birçok özellikte virüs üretebilme gibi çalışmalar sürmekte iken, insan vücudunun esnekliği ve bazı organlara ihtiyaç duymadan da yaşam sürdürebileceği kanıtlandı. Mide, dalak, üreme organları, kalın bağırsak, safra kesesi, apandis ve böbrekler olmadan da yaşam mümkündür. Bilim, bu organlar olmadan da yaşama olanağını artık sunuyor.

Daha sıralanmayan birçok bilimsel çalışma gün yüzüne çıkmayı beklemektedir. Makinelere bilim sayesinde can verme çalışmaları, ölüleri canlandırma, anılarla ölüyü dirilte gibi daha birçok deney ve bilimsel çalışma sürmektedir.

Mevlüt TAPAN

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir