Davanın Açılması ve Dilekçeler Aşaması

Bu yazı 559 kez okunmuştur.

Bilindiği üzere medeni yargıda mahkemelerimiz; asliye hukuk, sulh hukuk, aile mahkemesi vs. gibi çeşitli isimler altında görev yapmaktadır. Vatandaşlarımız bu isimleri duymalarına, hukuki ihtilaflar yaşayıp davalık olmalarına rağmen genel bir bilgi olarak dava süreçlerini bilmemektedir.

>> Dava Dilekçesi
>>> Dava Dilekçesinde Eksikliği Sonradan Giderilebilir Hususlar
>> Tensip Zaptı ve Cevap Dilekçesi
>>> İlk İtirazlar
>>> Karşı Dava
>> Yargılama Usulleri

Öncelikle belirtmem gerekir ki, bir dava sürecinde mutlaka bir avukatın yardımı alınmalıdır. Zira görülmekte veya görülecek davaların, süreler başta olmak üzere usul yönünden kavranmasının zor olması, diğer yandan davanın içeriğine dönük prensip ve normların çeşitliliği dolayısıyla vatandaşlarımızın uzman birinin yardımı olmaksızın dava sürecini kendilerinin yürütmesi sakıncalıdır.

Yazımızın amacı gereği ağır ve teknik açıklamalara girmeden, vatandaşlarımızın merak ettiği, temel dava sürecini ve bazı kavramları inceleyeceğiz.

Medeni yargıda açılan bir davanın usulü, temel kanun olan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ayrıntılarıyla düzenlenmektedir. Bu bölümde Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.118 ila md. 136’yı ele alacağız.

Dava Dilekçesi

Medeni yargıda dava sürecini başlatmak için öncelikle bir dava dilekçesi hazırlanır. Dava dilekçesi bir davanın özünü belirler. Bu sebeple vatandaşlarımızın dilekçelerinin eksik olmaması, davalarının usule yahut esasa yönelik olarak reddedilmemesi, hak kayıplarına ve mağduriyetlere uğramamaları için dava dilekçesinin avukata yazdırılması büyük önem arz etmektedir.

Dava sürecinin avukat yardımıyla takip edilebilmesi için, noterden dava vekâletnamesi çıkartılması gerekir. İstisnai durumlarda özel hükümler içermesi gerektiği için notere gitmeden evvel avukata danışarak uygun vekâletnamenin çıkartılması gerekir. Bu noktadan sonra davacı veya davalı ile avukat arasında vekil-müvekkil ilişkisi başlamaktadır.

Gerek şahsen gerek vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, dava dilekçesi hazırlandıktan sonra adliyeye gidilip tevzi bürolarına sunulması ve gereken harç ve masrafların yatırılması gerekmektedir. Avukatlar adliyeye giderek zaman kaybetmek yerine UYAP üzerinden de dava açabilirler.

Dava dilekçesine mahkeme kalemince esas numarası verilerek kaydedilmesiyle dava açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısınca örnek eklenmesi gerekir. Ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ve davalının elinde bulanan belgelerin aslının veya örneklerinin davalı sayısından bir fazla olarak dava dilekçesiyle birlikte sunulması gerekir.

Medeni yargıda dava sürecini başlatmak için öncelikle bir dava dilekçesi hazırlanır.

Dava Dilekçesinde Eksikliği Sonradan Giderilebilir Hususlar

Dava dilekçesinde;

  • Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri,
  • Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  • Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,
  • Açık bir şekilde talep sonucu,
  • Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası olması gerekir.

Bu hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.  Ayrıca dava açılırken yatırılması gereken gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.

Tensip Zaptı ve Cevap Dilekçesi

Dava dilekçesini hakim inceler ve tensip zaptı düzenler. Tensip zaptı, hakimin uygun gördüğü yönleri içeren tutanaktır. Hakim varsa eksiklikleri taraflara bildirir, yargılama usulünü belirler ve dava dilekçesiyle birlikte taraflara tensip zaptını tebliğ eder. Davacı, varsa dilekçedeki eksiklikleri süresi içerisinde gidermelidir. Davalı tarafın ise dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde cevap dilekçesini hazırlayıp mahkemeye sunması gerekir. Cevap dilekçesi de dava dilekçesi gibi davacı sayısından bir fazla olarak verilmelidir. Ayrıca cevap dilekçesinde belirtilen ve davalının elinde bulunan belgelerin aslının veya örneklerinin davacı sayısından bir fazla olarak mahkemeye sunulması gerekir.

Cevap dilekçesi, davalı tarafın uyuşmazlığa yönelik iddia ve taleplerini içeren bir yol haritası olacağından davalı açısından kritiktir. Davalının da hak kayıplarına ve mağduriyetlere uğramaması için davasını avukat yardımıyla takip etmesi gerekir. Davalı cevap süresi içerisinde durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin yetiştirilmesinin çok zor yahut imkânsız olduğunu ortaya koyan bir dilekçe ile mahkemeye başvurup ek süre talep edebilir. Mahkeme, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir ve karar taraflara bildirilir.

Cevap dilekçesinde;

  • Mahkemenin adı,
  • Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmak üzere yurt içinde göstereceği bir adres,
  • Davalının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  • Varsa, tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,
  • Davalının veya varsa kanuni temsilcisinin yahut vekilinin imzası olması gerekir.

Bu hususlarının eksik olması halinde hâkim tarafından davalıya bir haftalık süre verilir; eksikliğin bu süre zarfında da giderilmemesi hâlinde cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.

Ayrıca davalı tarafın cevap dilekçesini zamanında vermemesi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları kabul ettiği anlamına gelmez aksine tamamını inkar ettiği anlamına gelir.

İlk İtirazlar

Cevap dilekçesi verilirken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi de ilk itirazlardır. Çünkü dava şartlarından sonra incelenip, ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanan ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. İlk itirazlar şunlardır;

  • Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı
  • Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı

Karşı Dava

Cevap dilekçesinde bir başka konu da karşı dava açılmasıdır. Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içerisinde başka bir dilekçe verilerek açılır. Süresinde açılmayan karşı davanın ayrılmasına karar verilir. Bu durum da daha çok masraf, emek ve hatta vekâlet ücretine sebep olur.

Nihayetinde cevap dilekçesi mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir.

Yargılama Usulleri

Ayrıca önemle belirtmemiz gereken husus medeni yargıda iki tür yargılama usulümüzün bulunduğudur.

  • Basit yargılama usulü
  • Yazılı yargılama usulü
Medeni yargıda iki tür yargılama usulü bulunmaktadır.

Kural olan yazılı yargılama usulüdür. Kanunda istisnai olarak sayılan durumlarda uygulanan basit yargılama usulünde dilekçeler aşaması burada sona erer. Halbuki yazılı yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri bulunmaktadır. Bu dilekçelere replik ve düplik dilekçeleri de denilmektedir.

Cevap dilekçesinin mahkemece davalıya tebliğinden itibaren davacı iki hafta içerisinde cevaba cevap dilekçesini mahkemeye sunabilir. Mahkeme, cevaba cevap dilekçesini davalıya tebliğ eder. Davalı cevaba cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ikinci cevap dilekçesini mahkemeye sunabilir.

Dilekçeler aşamasında en önemli konulardan birisi de iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının bulunmamasıdır. Yani davacı cevaba cevap dilekçesinde davalı ise ikinci cevap dilekçesinde ilk dilekçelerinde öne sürmedikleri iddiaları ve savunmaları serbestçe değiştirip geliştirebilecektir.

Dilekçeler aşaması bu noktada sona ermektedir. Sonraki aşama ön inceleme aşamasıdır. Görüleceği üzere ne kadar özetlemeye gayret göstersek de yine birçok teknik konu işin içine girmektedir. Ön inceleme aşamasını önümüzdeki yazımızda ele alacağız.

Av. Cumali KORKMAZ

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir