Bu Kadar Basit mi?

Bu yazı 53 kez okunmuştur.

Bazı araştırmalarımı tamamlamak gayesiyle eve erkenden gelmiştim. Gerekli hazırlıkları yapmış ve bilgisayarımın başına oturmuştum. Bilgisayarımı açtım ama araştırmaya başlayamadan kapattım. Çünkü açtığım esnada telefonuma WhatsApp’tan bir mesaj gelmişti. Bir afiş vardı ve X vakfında Y isimli bir eğitim olacaktı.

Eğitime birkaç saatlik bir zaman kalmıştı. Bu eğitimi kaçırmamalıyım diyerek önce ilgili vakfı arayıp eğitimi sordum, ardından eşyalarımı topladım, hazırlandım ve yola koyuldum. Ev ile eğitimin olacağı vakıf arasındaki mesafe biraz uzak ve ters denebilir. Gidiş dönüş toplam 6-7 vesait ve 4-5 saatlik bir yola denk geliyor. Yine de eğitimi kaçırmamalıydım.

Her neyse vakfa vardığımda bir de ne olsa beğenirsiniz. “İptal ettik biz onu size söylemediler mi?

Birileri bir karar alıyor ve o kararı gelecek insanlar ile paylaşmıyorlar; sonunda çok çok büyük zahmetler edip sadece ‘kusura bakmayın’ diyebiliyorlar. Şimdi olayı o programı organize eden insan açısından gördüğümüzde iptal ettiğini söylemesi gereken insanlara söylemedi. Bu kadar basit.

Peki gerçekte mesele bu kadar basit mi?

Kendimden yola çıkarak örnek vereceğim sonra da yerime başkasını koyup olayı biraz daha farklı açılardan göstermeye çalışacağım.

Düşüncesiz bir insan sebebiyle hem maddi kayba hem zaman kaybına hem de enerji kaybına uğramış oldum. O maddi kayıp belki infak edilebilirdi. O süre zarfında araştırmamı tamamlayıp insanlık adına faydalı bir iş üretebilirdim. Enerji kaybı da aynı şekilde değerlendirilebilir.

Bir insanın düşüncesizliği yüzünden gidiş dönüş toplamda 6-7 vesait kullanarak 4-5 saat yol gitmek çok da sakin kalınacak bir durum değil. Benim yerimde bir başkası olsaydı, orada insanlarla kavga edebilirdi, onlara yüzüne karşı veya arkasından hakaretler küfürler edebilirdi. Tüm bu durumların bize getirisi sadece huzursuzluk ve günah olurdu.

Bu kişi o sinirle mesaj atan arkadaşını veya eve dönünce ailesinden bazı fertlerin kalbini kırabilir veya sinirini başkasından çıkarma yoluna gidebilirdi. Tabii ki kalbini kırdığı kişinin bozulan moralinden yola çıkarak da birçok ihtimalden söz edebiliriz. Tabiri caizse bir domino etkisi.

Belki burada mesele tam anlaşılmamış olabilir lakin basit olarak gördüğümüz belki farkına bile varmadığımız hareketlerimiz nelere sebep olabilir bunu daha net bir örnekle anlatayım. Anlatayım ki belki bir kişide konuyla ilgili bir farkındalık oluşur.

Bir belediye otobüsü hayal edin. İçinde 40 kişi olsun. Bunlardan 20’si için zaman çok önemli değil. 20’si ise bir randevusu, bir buluşması, acelesi olan insanlar.

Bunlardan bir kısmının da işten çıkmış vaziyette yorgun veya sinirli olduğunu düşünelim. Otobüs falanca yerden geçerken duruyor. Niye? Düşüncesiz birisi arabasını otobüsün geçemeyeceği şekilde park etmiş. Otobüs orada kalıyor haliyle. 5-10 dakika araç sahibinin bulunması sürüyor.

Her neyse aracını çekiyor ve otobüs yoluna devam ediyor. Arabasını yanlış yere park eden adam muhtemelen şimdi sayacağım tüm ihtimalleri hesap etmedi ve hayatı boyunca da etmeyecek lakin nelere sebep olmuş olabilir düşünelim.

5-10 dakika otobüs beklerken ki tıkış tıkış bir otobüste beklemek çok hoş değil hele ki ayakta iseniz. Bir grup insan kesinlikle o araç sahibinin bazı akrabalarını nahoş ifadelerle anmışlardır; bu kişilere sadece günah getirir.

Randevusu olanlar, vaktinde bir yerde olması gerekenler zaten geç kaldığı için o kişilerin muhatapları mağdur oluyor. Belki muhatap bekletildiği için gelince arada tatsızlık çıkmasına vesile oluyor veya yorgun olan adamın yorgunluğu artıyor sinirli olan adamın siniri artıyor.

Bu adam gidip belki evde eşine veya çocuklarına patlıyor. Komşusuna veya yanından geçerken yanlışlıkla dokunan adama patlıyor vesaire. Velhasıl huzursuzluk başka huzursuzlukları getiriyor.

Bir de şu var: Bu otobüs o yolda tek araç değil ki. Arkada bir sürü araç da beklediği için trafik kilitleniyor. O yol ilerlemediği için muhtemelen bir önceki kavşakta da tıkanmalar oluyor derken basit bir araba olayı kaç kişiyi etkiliyor. O kişilerden yola çıkarak da sayısız olumsuzluk örneği çıkarılabilir lakin maksadın anlaşılması için bu kadarı kifayet eder.

İşin çözüldüğü nokta ise bunların hepsi sadece bir insanın ufak bir düşüncesizliğe ile olması. Buradan yola çıkarak çok şey söylenebilir lakin olay bence kendisini anlatıyor. O sebeple buradan yola çıkarak şöyle hassas olmalıyız böyle dikkatli davranmalıyız demeyeceğim.

Son söz mahiyetinde diyeceğim tek şey bu domino etkisinin bir de tersi olduğu gerçeğini göz ardı etmemek. Yani hayırlı ve güzel bir domino etkisi. Tıpkı bu adam örneğinde olduğu gibi. Bir iş yapmak ve o işin sizin hayal dahi edemeyeceğiniz bir etki silsilesini ortaya çıkarması.

Hakan ÖZTÜRK

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir