“Hissiyat Amaç Araç”

edebiyat-hissi

Yaşadığımız zaman içerisinde edebiyata ve şiire hayatımızın her anında ihtiyaç duyabiliriz. Sevdiklerimize duygumuzu aktarırken, özel günlerde tebrik mesajı gönderirken, sosyal platformlarda resimlerimiz ile paylaşırken duygu ve düşüncelerimizi bir başkasına aktarırken şiir bazen bizim vazgeçilmezimiz olur. Edebiyat ve şiire ilgi duymayan, onları sevmeyen insanlar bile istemeden de olsa bazı durumlarda edebiyata başvurur. Böylesi insanlara edebiyatın güzelliklerini kendi başımıza başkalarına fark ettirmeye çalışmak eksik olur. Tatlı bir dil ile birlikte, ilgi çekici eserlerle destekleyebiliriz. Durum böyle olunca edebiyatın bize sezdirmeden hayatımıza girdiğine de şahit oluruz.

Maalesef edebiyatı kullan-at şeklinde bir araç olarak görenler de var. Edebiyat ile işi bitene kadar şiirler gazeller okuyup edebiyatı kendi amacı doğrultusunda kullanan, işi bitince de edebiyat hakkında har vurup harman savuranlar, onu boş bir uğraş olarak değerlendirenler de var. Edebiyatı böyle değerlendiren bazı insanlara baktığımızda onlar da yeri gelince bu durumdan nemalandığını görmüyor muyuz? Bizlerin amacı, okuyan ve yazanların amacı zihinlerdeki bu düşünceyi kırmak olmalı. Çağımızda toplumumuza empoze edilmiş para kazanma hırsını ve sevgisini hedef tahtalarından indirip, yerine insanları mutlu eden ve duygularını besleyen aktiviteleri hedef olarak koymalıyız. Örnek verecek olursak: şiir dinletileri, edebiyat sohbetleri, bestelenmiş şiirlerin söylendiği bir konser organizasyonu ve bunun gibi edebiyat ile alakası olan ya da olmayan aktiviteler buna örnektir.

Bir gayemiz olmalı arkadaşlar. Gayesi olmayan insanın edebiyatı da olmaz. Toplumumuza her şeyin bu dünyadan ibaret olmadığını öğretmeliyiz. Ömürlerini mal mülk uğruna harcamanın bize bir şey katmadığını anlatmalı ve hayatın koşturmacasından, kargaşasından kafamızı kaldırıp etrafımızda ki güzellikleri göstermeliyiz. Bizi nefsimizden soyutlayıp hakikate ulaşma yolunda bize güç veren, rehber olan bir gayemiz olmalı. İyiye, doğruya ve güzele yönelmek, anlatmak ve bu uğurda çaba harcamakta bir gaye değil midir? O kadar zorlu dönemler geçirdik, fikir çatışmaları yaşadık ve edebiyat bu olayların neresindeydi? Ne gibi faydası ve zararı oldu? diye soracak olursak, edebiyatın görünmeyen yüzünü ve gün yüzüne çıkmayan etkilerini irdelemiş oluruz. Edebiyat, bu çatışmaların tam ortasında idi. Yıllarca ideolojilerin aracı olmaktan kurtulamadı ki iyiyi, güzeli ve doğruyu anlatsın.

Ali Seydi Kılıç

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir