Kadim Bir Bilgelik Hikayesi (Ebeveynlere)

Bu yazı 22 kez okunmuştur.

Sanırım 7-8 sene oluyor bu hikayeyi okuyalı. Hindistanlı bir yazarın kitabında denk gelmiştim. Kitapta ele aldığı 12 bahisten birinde bu hikayaye yer vermişti. Farklı şekilde yorumlamak mümkün lakin -haddime olmayarak- bu hikaye üzerinden ufak bir ebeveyn ve kurum eleştirisi yapacağım. Muayyen bir muhattap yok sadece bir yöntem itirazı/tenkidi denebilir.

Hikaye özetle şöyle idi.

“Bir çiftçi bir gün Tanrı’ya serzenişte bulunur. Ne olurdu tüm doğa olaylarını kontrol etme gücünü verseydin de daha iyi mahsül yetiştirseydim. İstedigi olur ve ona 1 seneliğine doğa olaylarını kontrol etme gücü verilir. Bir güneş açtırır, bir yağmur yağdırır, bir güneş bir yağmur derken 1 sene biter. Artık mahsülleri toplama vakti gelmiştir. Hoşnut bir edayla geçen senekinden daha fazla sayıda ve daha büyük ürünler veren tarlasına bakar. Tabii bu hoşnutluk kısa bir süre sonra yerini anlamsız bir şaşkınlığa bırakacaktır. Çünkü ürünlerin yanına gidince fark edecektir ki dışarıdan kocaman ve bol gözüken o ürünlerin hepsinin içi aslında boştur. Iyi de bu nasıl olur? Tanrıya seslenir; ‘Kontrol bendeydi, istedigimde güneş açtırdım istediğimde yağmur yağdırdım, şimdi hepsinin içi boş. Bu nasıl mümkün olabilir ki tanrım!’

Ona denir ki, ‘Evet canın istedi güneş açtırdın canın istedi yağmur yağdırdın. Peki hiç fırtına estirdin mi? Hiç kar yağdırdın mı? Hiç kuraklık yaşattın mı? İşte senin ekinlerinin içini dolduran onları asıl büyüten bunlardı. Yeri gelecek kar yağacak, soğuğa karşı tepki vermeyi öğrenecek yeri gelecek esen rüzgarlar onu sağlamlaştıracak yeri gelecek kuraklık şöyle etki edecek böyle etki edecek vesaire…

İşte geldiğimiz şu noktada “BAZI” ebeveynler tıpkı çiftçi gibi bir hareket etme eğiliminde. Onun her istediğini anında vererek, onun yerine karar alarak, onun işlerini kendi görerek, onu en ufak bir sıkıntıyla karşılaşmadan zorluk nedir bilmeden yetiştirme yoluna gidiyor

Ve -yine tıpkı çiftçi gibi- zannediyor ki böyle yaparsa çok daha iyi olacak.

Sonuç mu? -Tıpkı çiftçinin mahsulleri gibi- dışarıdan büyük gözüken belki birçok kurs bitirmiş belki birçok bilgi ile donatılmış ama yakından bakıldığında ise içi boş insanlar.

Hakan ÖZTÜRK

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir